Görüş-Sorunlarımızı bir arkadaşımızla paylaşmak yerine Bir Pedagog veya Psikoloğa danışmak arasındaki Farklar nelerdir?
Sorunlarımızı bir arkadaşımızla paylaşmak yerine Bir Pedagog veya Psikoloğa danışmak arasındaki Farklar nelerdir?
Her
insan gibi; zaman zaman zor günler geçirebiliriz ve bu dönemlerde bütün
ihtiyacımız iyi bir arkadaşın bizi dinlemesi, anlaması ve yanımızda
olup destek vermesi olabilir. Fakat sorunlarımız daha ciddi bir
problemden kaynaklandığında arkadaşımızın bizi yargısızca
dinleyebilmesi imkansız hale gelebilir. En iyi arkadaşımız bile bu
sorunlar karşısında bizi neşelendirmeye yada aynı sorunu tekrar tekrar
konuşmamızdan rahatsızlık duymaya başlayabilir. İşin aslı bazen içinde
bulunduğumuz ruh halinde kalmamız, ve konuyu yeterince anlayana kadar
tekrar tekrar konuşmamız son derece çok önemlidir.



Bir Pedagog veya Psikologtaki görüşmeniz size; duygu
ve düşüncelerinizden dolayı yargılanmadan güvenli bir ortam içinde
problemlerinizi incelemenize imkan yaratır. Bir Pedagog veya Psikolog;
sizin veya çocuğunuzun bilinç altınızda yatan sorunlara inebilir ve
yaşadığınız bu problemleri neden yaşadığınızı, nasıl
değiştirebileceğinizi söyleyebilir ve aşmanız gereken süreçleri
geçirmenize destek olabilir.

Oysa arkadaşlar bir probleminiz olduğunu unutmanızı ve geçici olarak kendinizi iyi hissetmenize yardım edebilir.
7-24 PSIKOLOJIK-PEDAGOJIK DANIŞMANLIK,

KİŞİSEL GELİŞİM ve EĞİTİM HİZMETLERİ
Rıhtım cad. Tayyareci Sami sok. Çamkök İşhanı

No:8 daire:8,Sahilde Kızılay ve Saray

Muhallebicisinin arka paralel sokağı, en üst kat,

KADIKÖY
05057675885-05333738123-02163476003
www.ekremculfa.com
Assoc. Prof. Dr. Ekrem Çulfa
MSN: ekremculfa@hotmail.com
www.ozelpedagog.com


Username
ekremculfa's Avatarekremculfa
7-24 PSIKOLOJIK-PEDAGOJIK YARDIM
Contact Info
Mailing Address
7-24 PSIKOLOJIK-PEDAGOJIK DANIŞMANLIK,
Network Interests
No interests in network yet.
Quick Comments
08-03-2008 10:16 PMReport
ekremculfa's Avatar

Çocukların cesaretlerini kırmada etkili püf noktalar....Ve Küfür eden çocuklara nasıl davranmalı, ne anlatmalı?


Çocuklar, "Dur, yapma, etme, elleme, kırarsın, bozarsın, düşersin,
dökersin vb." kelimelerle büyür. Anne-babalar, daha küçük yaşlardan
itibaren çocuklara sınırlar koyar. Hiçbir anne-baba, "Hadi oğlum,
korkma, atla bir şey olmaz koltuktan atlamakla" demez.



Hep olumsuz kelimelerle sınırlanan çocuk, içindeki yapabilme cesaretini
kaybeder. Çocuk küçüklükten itibaren başarısızlığı öğrenir. Okul
yaşamında da iş yaşamında da sorumluluk almak istemez, yeni şeyler
üretme yanlısı olmaz. Bu nedenle çocuklarımızın cesaretlerini
kırmamalı, onları ümitlendirmeli ve desteklemeliyiz.



Çocukların yaşları ilerledikçe başarabilme, yani 'yapabilirim'
düşüncesi azalır. Bunun nedeni, "yapabilirsin" gibi olumlu kelimelerle
biten cümlelerden kat kat fazla "yapamazsın" gibi olumsuz kelimelerle
biten cümleler duymalarıdır.

Kızım bırak o tepsiyi sen taşıyamazsın ben taşırım, bardakları kıracaksın.

Yavrum pastayı sen yapma kıvamını tutturamazsın.

Yavrum sen salata yapmasını öğrenemeyeceksin. Hadi sen ders çalış. Boş ver bunları ben hazırlarım.

Bu matematik dersi de bu yıl çok zormuş.

Fizik, Geometri dersinden geçer not almak her babayiğidin harcı değildir.

8. sınıf çok zor galiba.

Yavrum senin kafan matematiğe basmıyor.

Bu kadar İngilizce kelimeyi nasıl ezberleyeceksin? Bunu ezberlemen imkânsız.

Bu tür olumsuz cümleler, tabii ki çocuğu ümitsizliğe düşürecek ve
başarısızlığa sevk edecektir. Adeta başarısızlık çocuklara öğretilmiş
olacaktır.

Neden başaramıyorlar?

Bir kişiye 40 kez deli dersen deli olurmuş. "Başaramama" duygusu,
insanlara gen yoluyla geçmemiştir. Çocuklar, bu duyguyu sonradan
çevrelerinin etkisiyle öğrenmiştir. Onun için biz çocuklarımıza 40 gün
akıllı diyelim. Onlar zaten akıllı.

Evladım senin arkadaşlarından ne eksiğin var. Tabii ki yapabilirsin.

Kızım sen çok kabiliyetli birisin. Misafirlere pastayı sen yapabilirsin.

Okula artık kendin gidebilirsin.

Bak evladım, senin tek rakibin kendinsin. Buradaki herkesi yenebilirsin.

Eminim artık tek başına yüzebilirsin.

gibi cümlelerle onları motive edelim. Ümitsizliğe düşürmeyelim.

Furkan Emre, matematik dersinde uyuyakalmıştır. Bu sırada öğretmen tahtaya üç tane soru yazar ve der ki:

"Bu soruları zaten çözemeyeceğinizi biliyorum ama bir uğraşın."

Furkan Emre, uyandığında tahtadaki soruları defterine kaydeder. Normal
bir ev ödevi olduğunu zanneder. Eve gittiğinde sorunun birini çözer.
İki tanesini çözemez. Ama sınıfta bulunan diğer öğrenciler hiçbirini
çözememişlerdir. "Zaten çözemeyeceğimiz bir soruymuş, boşuna
uğraşmayalım." diye düşündükleri için soruyu çözmek için defteri bile
açmamışlardır.

Çocuklarımızı "öğrenilmiş çaresizlik" denilen duruma sevk etmekteyiz.
Öğrenilmiş çaresizlik, bireyin davranışlarıyla olumsuz bir sonucu
kontrol edemeyeceğini öğrenmesinden sonra, davranışlarıyla olumsuz
sonucu ortadan kaldırabileceği durumlarda gereken çabayı gösterememesi
olarak tanımlanır. Anne-babalar olarak çocuklarımıza sınırlar koymak
yerine onlara hareket alanları oluşturmalıyız. Onları
cesaretlendirmeli, takdir etmeli ve desteklemeliyiz. Unutmayın! Tüm
çocuklar yeteneklidir, yeter ki siz onlara güvenin ve fırsat verin..



Küfür eden çocuklara nasıl davranmalı, ne anlatmalı?



Çocuğunuza okuyacağınız hikâyenin kahramanını kötü söz
söyleyen bir çocuk olarak seçin. Bu çocuk, kötü söz söylediğinde,
annesinin nasıl üzüldüğünü hikâyelendirin.




Ama asla çocuğunuz ile hikâye kahramanını
bütünleştirmeye kalkmayın. Çocuğunuzun kullandığı kötü sözlere
alternatif kelimeler öğretin. Çocuk, kızgınlık anında, üzüntü anında
hangi kelimeyi kullanacağını bilmelidir.
Kaynak: www.ekremculfa.com
01-21-2008 09:32 PMReport
captainslater's Avatar

Welcome to Zoints. If you like, visit my profile and join my network. Smiling
My Photo Album
ekremculfa's Profile Picture
Sponsored Links
My Media
No media file selected.
Rate Me
About Me
Name
Ekrem Çulfa
Age
39
Gender
Male
Relationship Status
Married
Social Actions


My Quotes
"Tüm Sınavlara-ÖSS-OKS-SBS-DGS-ALES HAZIRLIK Tüm Derslere-Tüm Yabancı Dillere Destek" Assoc. Prof. Dr. Ekrem Çulfa Akademisyen-Özel Öğretmen www.ders724.com www.ekremculfa.com www.ozeldersogretmeni.com ekremculfa@hotmail.com MSN ekremculfa@yahoo.com MSN ekremculfa@gmail.com 0505 767 58 85 0533 373 81 23 0216 347 60 03 Adres: DERS 7-24 Eğitim Danışmanlık Rıhtım cad. Tayyareci Sami sok. Çamkök İşhanı No:8 Daire:8 Sahilde Kızılay ve Saray Muhallebicisinin arkası KADIKÖY-İstanbul Özel ders şart mı ?Bir çoğumuz aşağıdaki sorulardan en az bir tanesinde kendimizden bir pay buluyoruzdur. - Özel ders almak bana ne kazandırır, almak şart mı? - Kimler özel ders almalı, ya da almakta? - Bilmek mi yoksa öğretebilmek mi? - En çok hangi dersi önemsemeliyim? - Okul derslerindeki başarım ne kadar gerçekçi? - Çok çalışıyorum, inanılmaz bir gayret içindeyim.. Ama neden olmuyor? - Özel ders aldığım halde hala neden somut bir ilerleme yok? - Gelirim düşük, uygun fiyatlı özel ders veren birini arıyorum. En uygun öğretmeni bulduğuma nasıl emin olabilirim? - Yabancı dil öğrenmek için kursa gitmeye vaktim yok, ne yapmalıyım? - Hangi yabancı dili öğrenmeliyim? Ne kadar zamanda konuşur ya da konuşulanı anlayabilir hale gelebilirim? - Çok iyi ingilizce biliyorum, ama ikinci dil olarak ne öğrensem? İspanyolca? İtalyanca? Fransızca? Özel ders almak size ne kazandıracak, şart mı? Elbette şart değil, tabiki rakibiniz ve zaman sorununuz yoksa! Hepimizin artık kanıksadıgı sınav maratonu (ÖSS, OKS, KPSS, LES, YDS vs..) beraberinde milyonlarca rakibi getirmekle kalmayıp, çok kısıtlı bir zamanda 12 yıllık okul eğitiminizde gördüğünüz matematik dersinden biyoloji dersine, ingilizce dersinden fen bilgisi dersine kadar bir çok dersten ve bu derslerin tüm konularından sorumlu olacagınız, aldığınız eğitimle yakından uzaktan alakası olmayan çoktan seçmeli test sınavında başarılı olmanızı dayatmakta.. Tam bir strateji ve psikoloji savaşı.. Bu savaşın kurallarını bilmiyorsanız, çoğunlukla kaybedersiniz. Eğer çok sağlam bir altyapınız da yoksa, işiniz çok zor. Özellikle matematik, fizik, kimya gibi fen dersleri domino taşları gibidir, konuların neredeyse tümü birbirine öyle sıkı sıkıya bağlıdır ki, birini bilmemeniz ya da eksik bilmeniz öğrenilmesi çok kolay olabilecek bir konuda size engel olacaktır. Kimler özel ders almalı, ya da almakta? Yanlış anlaşılan bir kanı vardır : "Özel ders, gelir düzeyi yüksek olanların olayıdır." Burada bizce gözden kaçan önemli nokta şudur: Özel ders almak, "özel destek" almanın özel halidir. İş alanımız ne olursa olsun işimizde, mesleğimizde bizden daha yetkin, daha donanımlı eğitmenlerimizle usta-çırak ilişkisi içinde olmak durumunda kalırız. Ki bu mesleğimizde, yaptığımız işte "en iyisi olmak" yarışının vazgeçilmez unsurudur. Üstad bir müzik eğitmeninden alacagınız eğitimle normal bir düzeydeki müzik eğitmeninden alacağımız eğitim aynı olabilir mi? Üstad, size bilgi birikimini ve işin ustalığını en kısa ve en verimli şekilde aktarırken, normal düzeydeki iyi bir eğitmen sizi sadece bir noktaya getirebilir. Özel ders sadece yeterli donanıma sahip olmayanların değil, aynı zamanda en iyi olanların da başvurduğu bir destek biçimidir. ÖSS ya da OKS gibi bir sınavda derece yapmak isteyen öğrencilerin bu işi yalnız başlarına yaptığını düşünmek pek doğru bir düşünce olmaz (İstisna öğrenciler hariç..) Tıpkı dersanelerdeki en iyi öğrencilere en özel çalışmaların yapılması gibi.. Bilmek mi yoksa öğretebilmek mi? Elbette her ikisi de.. Bir eğitimci yeterli bilgi donanımına sahip değilse, eğitmen olarak doğmuş olsa bile yapabileceği sadece bildiği şeyleri aktarmaktan öteye gidemez. Alanında mükemmel dercede bilgi birikimine sahip olması da bir öğretmenin özel ders verirken başarılı olacagının göstergesi olamaz. Öğrencinin psikolojisi, öğretim teknikleri, doğru iletişim vb. kriterler bir bütün olarak eğitmende bulunmalıdır. İletişimi güçlü, birey odaklı ders anlatabilen, sabırlı, yeterli bilgi donanımına sahip ve planlı bir öğretmen ideal özel ders öğretmenidir. En çok hangi dersi önemsemeliyim? Hangi dersi en çok önemsemeniz gerektiğini, hedefiniz belirler. Bu konu oldukça hassas bir konudur, zira yapılacak yanlış bir hamle size boşa kürek çektirmekten öteye gitmez. Bu noktada gerçekten bir danışmandan yardım almanız gerekir. Bu danışman, okulunuzdaki bir öğretmen, dersanenizdeki rehber öğretmen ya da deneyimli özel ders öğretmeni olabilir. Ayrıca bilgi birikiminiz, ne kadar zamanınızın kaldığı, öğrenme eğiliminiz gibi kriterler göz önünde olmadan yapacağınız çalışma verimlilik ve sonuç açısından sizi geriye itebilir. Örneğin Matematik ve Türkçe dersi ÖSS ve OKS gibi sınavlarda ciddi bir öneme sahiptir, hem soru sayısı bakımından hem de getireceği puan açısından. Bir sayısal öğrencisinin düştüğü klasik hatalardan biri de Türkçe dersine fizik, kimya, geometri ya da biyoloji dersi kadar önem vermemesi. Oysa ki ÖSS'de 7 türkçe sorusu 6 fen sorusu kadar puan; OKS'de ise Türkçe sorusu fen sorusundan daha fazla puan getirebiliyor. Türkçe dersinde, biraz daha az çabayla fen dersinden daha kolay başarı elde edileceği gözden kaçmaktadır. (Fen derslerini boşverin demiyoruz !) Okul derslerindeki başarım ne kadar gerçekçi? "ÖSS'de 2443 okul birincisi açıkta kaldı.." , "Matematik-1 testinde 66 bin 214 aday sıfır çekti.." Bu son ÖSS istatistikleri acıkça gösteriyor ki okuldaki not başarımız sadece orta öğrenim başarı puanında işe yarıyor, yoksa çoğumuz yarışa aynı koşullarda başlıyoruz. Bu sorunu yarışın başında çözmeye çalışmak, onca paralar döküp bir de üstüne "bir türlü yetişmiyor" paniğine düşmemek için yapmanız gereken bizce en önemli şey alt yapınızın sağlamlaştırılması. Bilgi altyapınız, size sınava hazırlanırken itici güç görevi yapacaktır. Yani işin en başından sağlam temelleri atmak en gerçekçi çözüm olacaktır. Biz yılların deneyimiyle şunu gördük : Anlayarak ve hazmederek öğrenilen bilgi, sadece okul dersinden geçmek için öğrenilen bilgiden daha önemlidir. Sınav günü kapınızı çaldığında bunu çok acı bir şekilde farketmek istemezsiniz elbette. Örneğin, sık olmasa da düzenli şekilde özel ders takviyesi alan öğrencilerimiz, sadece okul sınavlarına yönelik özel ders alan öğrencilerimize göre daha etkili sonuçlar almıştır. Haftada sadece bir kere bile olsa düzenli olarak özel ders desteği verdiğimiz öğrencilerimiz hem okulda derslerini anlayarak öğrenebilmekte, hem de ileriki senelerde OKS ya da ÖSS sınavlarına hazırlanırken birçok konuya aşina olduklarını farkedebilmektedir. Tavsiyemiz genelde tüm derslerden özel ders takviyesi almanız değil, daha çok ileriki eğitim yıllarınızda belirleyici olan temel derslerde özel ders takviyesi almanızdır. Bir sayısal öğrencisinin matematik, fizik ya da kimya özel ders alması; eşit ağırlık öğrencisinin ise matematik özel dersi alması diğer derslerinde kendisine özgüven getirmesine olanak sağlar...
My Network
My Communities
Zoints Communities
Falke freudig relskev